NASA’nın Mars yüzeyinde görev yapan Curiosity keşif aracı, son günlerde gerçekleştirilen örnek toplama işlemi sırasında ilginç bir teknik sorunla karşılaştı. 21 Mayıs 2026 tarihinde açıklanan bilgilere göre, Curiosity, “Atacama” adlı bir kayayı delmeye çalışırken, kayanın bir kısmı matkap sistemine sıkıştı. Aracın kameraları tarafından kaydedilen görüntülerde, yaklaşık 45 santimetre genişliğinde ve 13 kilogram ağırlığında olan kayanın matkap ucuna bağlı olarak yüzeyden kalktığı görüldü.
NASA, Curiosity’nin Mars’ta 14 yıldır devam eden görevinde ilk kez böyle bir durumla karşılaştığını belirtti. Açıklamalara göre, matkap sistemi geri çekildiğinde kayanın üst kısmı tamamen yerinden ayrılarak havada kaldı. İlk olarak, matkabın titreşim özelliği kullanılarak kayanın serbest bırakılması denendi, ancak bu girişim sonuç vermedi. Takip eden günlerde ekip, matkabı farklı açılarda hareket ettirip döndürerek ve daha yoğun titreşimler uygulayarak sorunu başarıyla çözdü. 1 Mayıs’ta çekilen yeni görüntülerde, kayanın sonunda serbest kaldığı ve yüzeye düşerek parçalandığı görüldü.
Curiosity, bugüne kadar Mars yüzeyinden birçok farklı kaya örneği topladı. Araç, delme işlemi sonrası elde edilen kaya tozlarını SAM ve CheMin adlı bilimsel analiz cihazlarıyla inceleyerek yüzeyin kimyasal yapısını araştırıyor. Bu sistemler sayesinde, Mars’ın geçmişte su barındırıp barındırmadığı ve gezegenin yaşanabilir koşullara sahip olup olmadığına dair önemli veriler elde ediliyor. Son aksaklığın çözülmesiyle birlikte Curiosity’nin bilimsel çalışmalara kaldığı yerden devam ettiği kaydedildi.
NASA’nın bu hafta duyurduğu tek gelişme Curiosity ile sınırlı kalmadı. Ajans, Artemis II görevi kapsamında Ay çevresinde çekilen binlerce yeni fotoğrafı da kamuoyuyla paylaştı. Paylaşılan görseller arasında Ay yüzeyine yakın çekimler ile Dünya ve Samanyolu Galaksisi’ne ait ilginç görüntüler yer alıyor. Fotoğraf arşivi NASA’nın resmi web sitesinde erişime açılmış durumda.
Bilim dünyasında dikkat çeken bir başka gelişme ise Kuzeybatı Grönland’da, Inglefield Bredning fiyordunda gerçekleştirilen araştırma çalışması oldu. Araştırmacılar, 2025 yılının ağustos ayında bölgedeki deniz tabanına yaklaşık 260 metre derinliğe kamera ve hidrofon yerleştirerek bir haftalık gözlem gerçekleştirdi. Çalışmanın sonuçları PLOS One dergisinde yayımlandı. Araştırma sırasında kaydedilen görüntü ve ses kayıtları da paylaşıldı; deniz tabanında toplam 478 farklı organizma tespit edildi. Bunlar arasında taraklı denizanaları, ok solucanları, karidesler ve salyangoz balıkları bulunuyor. Paylaşılan videolarda bir salyangoz balığının akıntıyla ters yönde sürüklendiği gözlemlendi. Bilim insanları bu davranışı “alışılmadık” olarak nitelendirdi. Ayrıca, hidrofon sistemleri vasıtasıyla bölgede yaşayan narvallara ait sesler de kaydedildi; sadece bir gün boyunca narvaların sesi duyulmadığı belirtildi. Kayıtlarda, buzulların çatlama sesleri, eriyen buz parçalarının çıkardığı sesler ve uzaktaki tekne motorları da yer aldı. Görüntülerde ayrıca deniz karı olarak adlandırılan organik atık tabakasının yoğun şekilde bulunduğu gözlemlendi. Bu materyal, derin deniz ekosistemindeki birçok canlı için temel besin kaynaklarından biridir. Araştırma ekibi, kullanılan taşınabilir kamera ve kayıt sistemlerinin Arktik deniz tabanının incelenmesi açısından pratik bir yöntem sunduğunu düşünüyor. Bölgedeki doğrudan su altı gözlemlerinin oldukça sınırlı olduğu göz önüne alındığında, düşük maliyetli video sistemlerinin yaygınlaşmasının yeni araştırmalara kapı aralayabileceği belirtiliyor.
