Ayhan Bora Kaplan: Bu Davanın Etkisiyle Bilirkişi, Hukukçu ve Kriptoloji Uzmanı Oldum

Ayhan Bora Kaplan: Bu Davanın Etkisiyle Bilirkişi, Hukukçu ve Kriptoloji Uzmanı Oldum

Ayhan Bora Kaplan, suç örgütüne ilişkin görülen davada, 76 sanığın yargılandığı süreçte önemli açıklamalarda bulundu. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından devam eden duruşmalarda tutuklu sanık olan Kaplan, buluntu telefonun içeriği hakkında örnekler vererek, “Bu dosya sayesinde bilirkişi, hukukçu ve kriptoloji uzmanı oldum. M.Ö. hakkında suç duyurusunda bulunmalısınız; yaptıkları ortada” ifadelerini kullandı.

Kaplan, suç örgütüyle ilgili olarak 17’si tutuklu olmak üzere toplam 61 sanığa verilen cezalardaki istinaf kararının bozulmasının ardından, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 76 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Duruşmaya, tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan, “M7” kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik ve tarafların avukatları katıldı. Mahkeme Başkanı, önceki duruşmada savunması yarım kalan Kaplan’a söz verdi.

Kaplan, eski Mahkeme Başkanı’nın kendisini dinlemediğini iddia ederek, “Bu davayı isimleri değiştirerek iki hukuk öğrencisine verin, kesin ceza çıkmaz” dedi. Kaplan, eski Mahkeme Başkanı’nın müşteki sanık polislerle irtibat halinde olduğunu öne sürerek, yargılamanın buna göre yürütüldüğünü savundu. Ana dosyada alınan kararın gerekçesi ile iddianameyi hazırlayan Savcı’nın değerlendirmelerinin dikkate alınmaması gerektiğini ifade eden Kaplan, “Bu dosya üzerine iki hukuk öğrencisi çalışsa, ceza verilmez” diye ekledi.

Birleşen dosyada müşteki sanık olarak yer alan polislerin sadece “görevi kötüye kullanma”, “resmi belgede sahtecilik” ve “tanığı etkileme” suçlarıyla yargılandığını belirten Kaplan, WhatsApp yazışmalarında yüzlerce delil bulunduğunu ve bu delillerin mahkemede okunmasını talep etti.

Kaplan, sahte telefonlara dair bilirkişi raporunun dosyaya girdiğini ve bu raporda “manipülasyon tespit edilmediği” bilgisinin yer aldığını belirtti. “Sanık polisler iftira attı; bu durum onların ayağına dolandı. Buluntu telefonun alt bilgisine ulaşamamışlar. Ben, 2023’te verdiğim savunmada sahte mesajların oluşturulabileceğini belirtmiştim. İzin verin, ben de bir telefon yaptırıp getireyim; bu haberlerde manşet olur” şeklinde konuştu. Kaplan, buluntu telefonun içeriğiyle ilgili olarak devamında, “Bu dosya yüzünden bilirkişi, hukukçu ve kriptoloji uzmanı oldum. M.Ö. hakkında suç duyurusunda bulunmanız lazım. Onun yaptığı belli. Siber suçların manipülasyon bulamaması, yapılmadığı anlamına gelmez. Çünkü o programı kullanarak inceleme yapanlar, bu sahteciliği de tespit edemeyeceklerini biliyorlar” dedi.

Kaplan, duruşmada, avukatı Duran Göçer’in sunduğu belgeleri referans göstererek, sahte telefon üzerinden yürütülen soruşturmanın geçersiz olduğunu ifade etti. Duruşma, yarın sanık beyanlarıyla devam edecek. (ANKA)