Dalaman ilçesine bağlı Şerefler Mahallesi Kille Koyu’nda, önceden kıyı alanlarındaki işletmeler nedeniyle gündeme gelen Kıyı Yönetim ve Çevre Koruma A.Ş, 186 yat ve tekne kapasitesine sahip yeni bir bağlama iskelesi inşa etmeyi planlıyor.
30 Ekim’de başlatılan ÇED sürecine göre, proje için 45,933 metrekarelik bir alan ayrılacak. Yapılacak proje, 1,837 metrekarelik yüzer iskele, 4,811 metrekarelik rıhtım alanı ve 39,000 metrekarelik deniz alanını kapsıyor. Projenin yatırım bedeli 480 milyon 900 bin lira olarak belirlendi.
Projenin nedeni, artan yat trafiği sebebiyle “kontrolsüz demirleme faaliyetlerinin önlenmesi ve çevresel baskıların azaltılması” olarak açıklandı.
Ancak, proje alanı Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde ve “3. Derece Doğal Sit Alanı” statüsünde bulunmaktadır.
SAYIŞTAY: “KORUNAN ALANLAR ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA İŞLETTİRİLİYOR”
Sayıştay’ın 2024 yılı denetim raporuna göre, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü bazı doğal sit ve özel çevre koruma bölgelerindeki günübirlik alanları kiraya vermiş, ancak bu alanların üçüncü şahıslara işlettirildiği tespit edildi.
Raporda, “Muğla’daki günübirlik alanlar için yapılan pazarlık usulü kiralama işlemlerinin sonucunda, ilgili alanların üçüncü şahıslara kiraya verilmesi, usulün amacına ters düşmektedir” denildi.
“KORUNAN ALANLAR TİCARETE KONU EDİLİYOR”
Sandıras’ı Koruma Platformu üyesi Neşe Yüzak, Kille Koyu’nda başlatılan ÇED sürecinin doğal sit alanlarını ticari projelere açtığını belirtti.
Yüzak, şunları söyledi:
“Muğla’daki doğal sit alanlarını ekolojik temelli bir şekilde değerlendirmek amacıyla hazırlanan rapor, sit alanlarını ticari amaçlar için kullanılmasını teşvik etmiştir. Bu durum, deniz alanlarının ekolojik olarak korunamaması demektir. Akdeniz’i koruma sözü veren bir ülke olarak, bu durum Muğla için önemli bir kayıptır.”
“MUĞLA MAVİ YOLCULUĞA VEDA ETMEK ZORUNDA KALACAK”
Yüzak, 2021’de başlayan kaçak yapılaşmanın CHP yönetimindeki belediye tarafından yıkıldığını hatırlatarak, benzer bir projenin devlet eliyle gündeme getirilmesinin çelişkili olduğunu belirtti.
Yüzak, şunları ekledi:
“Eski yapıların yıkılmasının ardından, aynı kıyıda devlet destekli bir proje yapılması çelişkili bir durumdur. Ekolojik değerlerin dikkate alınmadan kıyıların ticari amaçlarla kullanılması, korunan alanların gerçek anlamda korunmadığı izlenimini vermektedir. Muğla’nın bu şekilde devam etmesi, mavi yolculuğa veda etmek zorunda kalacağı anlamına gelmektedir.”