İsviçre’deki tapu sistemine dair ilginç bir gelişme, ülkenin gündeminde geniş yankı uyandırdı. 31 yaşındaki Jonas Lauwiner, resmi kayıtlarda “sahipsiz” olarak görülen arazileri, belediyeye yaptığı başvurularla ücretsiz şekilde kendi adına devralarak yaklaşık 117 bin metrekarelik bir alana sahip oldu. İngiltere basınında yer alan haberlere göre, Lauwiner, yıllar süren bir araştırmayla tapu sicillerini inceledi ve sahiplik boşluğu bulunan veya terkedilmiş arazileri belirledi. Bu süreçte özellikle orman alanları, eski yollar ve miras anlaşmazlıkları sonucunda sahipsiz kalan bölgeler ön plana çıktı.
Lauwiner’in stratejisi zamanla genişleyerek, kontrolüne geçen çok sayıda alanın yanı sıra 80’den fazla yol da dahil oldu. Bu yolların bir kısmı, yerleşim bölgelerindeki günlük ulaşım hatlarıydı ve bu durum yerel halk ile belediyeler arasında gerginlik yarattı. Bölge sakinleri, Lauwiner’in kontrolündeki yollar için “bakım katkı payı” adı altında ücret talep ettiğini ve inşaat yapmak isteyenlerden geçiş hakkı ve izin için ödeme istediğini iddia etti.
Kendini “kral” olarak tanımlayan Lauwiner, eleştirilere farklı bir bakış açısıyla yanıt verdi. Yaptığı işlemleri bir tür “dijital arazi operasyonu” olarak değerlendiren Lauwiner, sürecin yasal boşluklardan yararlanarak yürütüldüğünü savundu. Hatta bu durumu “kan dökülmeden gerçekleştirilen bir strateji” olarak tanımladı. Burgdorf kentinde “sarayım” dediği bir binada faaliyetlerini sürdüren Lauwiner’in, binanın önüne yerleştirdiği eski bir amfibi araç, kamuoyunda sembolik bir güç gösterisi olarak yorumlandı.
Ancak Lauwiner’in yaklaşımı, İsviçreli yetkililer arasında ciddi rahatsızlık yarattı. Bazı belediyelerde ve hukuk çevrelerinde bu durum tartışma konusu oldu. Lauwiner hakkında açılan bir dava, mahkeme tarafından reddedildi; bu durum, mevcut sistemdeki yasal boşlukların tartışılmasına neden oldu. Artan tepkiler doğrultusunda, Bern ve diğer bazı kantonlarda, sahipsiz arazilerin doğrudan bireylere değil, öncelikle belediyelere devredilmesini öngören yeni düzenlemeler üzerinde çalışıldığı bildirildi. Bu adım, benzer olayların tekrar yaşanmasını engellemeyi amaçlıyor.